Minagro'nun Doğadan Gelen Hikayesi

“SIRADIŞI BİR GİRİŞİMCİLİK HİKAYESİ ; MİNAGRO VE BEN, MÜNEVVER YALÇIN “

Anadolu insanının, Anadolu’ya özgü bitkilerin şifalı özelliklerini keşfetmesi ve bunlardan tıbbi ya da kozmetik amaçlar için yararlanması binlerce yıl öncesine dayanıyor. Otacı yada şifacılar olarak bilinen bu bir tür yerel halk hekimlerinin, asırlara dayanan birikimleri, bu gün de Anadolu’nun kendi topraklarına özgü bir şekilde, bir çok bölgesinde halen devralınmış bir miras olarak uygulanmaktadır.

 Anadolu insanının bir parçası olarak, Balkanlar ve eski Yugoslavya tabir edilen bölgelere, Osmanlı yerleşimleri ile, yüzlerce yıl önce göçen ve yerleşen Türkler arasında bulunan ailem de, bu özelliklerini, yeni yerleştikleri topraklarda daha da geliştirerek uygulamışlardır.  Benim kendime bu konuda örnek aldığım Büyükannem’de, bir Boşnak olarak, çocukluğumda, yakın ilgi, merak ve sevgi ile yaptıklarını gözlemlediğim ve daha sonra da kendim uygulamaya başladığım kişi olmuştur. Bu anlamda, bu gün ortaya çıkardığım ürünlerin, yani girişimciliğimin temelinde, aslında bu vardır.

Büyükannem, bulunduğu bölgede, bu özelliği ile tanınan, güvenilen ve oldukça da sevilen birisi olarak, doğada, kendi başlarına, rengarenk yetişen bitkileri, çiçekleri, soğanları toplar ve onlarla yaptıklar konusunda da, merakım ölçüsünde beni bilgilendirirdi. Hangi hastalığa neyin iyi geldiğini, hangi bitkilerin, cilt bakımı, güzellik ya da sağlık ile ilgili bir konuda etkileri olduğunu ana da detaylı olarak anlatır, ölçeklendirmeleri yaparken de büyük titizlikle, adeta bir öğretmen gibi bilmem gerekenleri aktarırdı. Nelerin, nelere iyi geldiğini, inanılmaz bir sabır ve heyecanla, adeta bana anlatmaktan büyük keyif alırdı. Yüzlerce, bitki, çiçek ya da otlar, demet demet toplandığında, büyüleyen mucize gibi özellikleri ile, cilt hastalıkları, cilt yanıkları, yaralanmaları,  değişik ölçülerle karışımlar elde edildiğinde birçok faydalı özellikleri ile şifa arayanlara adeta bir mucize gibi, yararlı krem ya da özlere dönüşüyorlardı.

Çocukluğumun geçtiği Boşnak bölgelerinde, bilhassa kadınlar güzelliklerine, saçlarına, ciltlerine ve bakımlarına son derece düşkündürler. Bu nedenle, Büyükannem,  saç hücrelerinde değişik nedenlerle ortaya çıkan, saç dökülmesi, seyrelme ve kırılmalara karşı, kendi annesi ve büyükannesinden öğrenip geliştirdikleri karışımlar ile bu tür dertlere deva olmaları sayesinde, “Otacı Teyze” olarak büyük bir ün sağlamıştı. En büyük mutluluğum, bu konularda onun adeta çıraklığını yapmak, ona yardımcı olmaktı. Bu şekilde, civar köylerde, insanlara yardımcı olmak, dertlerine çözüm bulmak, beni de mutlu ediyordu.

Doğa, sır dolu, mucizelerini, binlerce yıldır her tür dış etkilere rağmen dirençle koruyor. İşte bende, ailemden aldığım birikimle, doğanın bu kutsal direncine ve ürünlerine saygı göstererek, onları nerede ve nasıl kullanacağımı biraz daha geliştirerek, bir anlamda bu şifalı özelliklerini ve ürünlerini ön plana çıkartmaya çalışarak insanlara yararlı olmayı kendime hedef edindim.

Aslında, girişimciliğimin temelinde yatan asıl hikaye ve motivasyon bu’dur.

Büyükannemden edindiğim bilgi ve deneyimleri, yıllar sonra, kaderin bizi getirdiği Adana’da, Toroslar ve Lokman Hekim efsanesinin geçtiği bölgeler olarak anlatılan, Cebel-i Nur tabir edilen dağları civarında yetişen bitkileri ve benzerlikleri keşfederek uygulamaya başladım. Tabii ki önce, kendi cildim ve saçlarımdan başlamak sureti ile, yakınlarım da dahil, faydalı olacağım herkese, hazırladığım formülasyonları karışımları uyguladım. Eski bilgilerimi güncelleyerek yaptığım bu çalışmaların, son derece başarılı sonuçları beni bu alanda daha da derinleşmeye yöneltti. Ciltte yer alan güneş ya da başka nedenli yanıklar ve yaralanmalar için de yaptığım ekstraktlar, ciddi başarı sağladı. Burada elde ettiğim sonuçları, hem notlar alarak, hem de resimleyerek belgeledim.

Birgün, yolda yürürken, tesadüfen gözüme çarpan, Avrupa Birliği Yeni Girişimci Geliştirme ile ilgili bir ilana başvurdum ve eğitimlerine katıldım.  Artık, orta yaşlara gelmiş ve ömründe ticaretle işi olmamış bir hanım olarak, buna nasıl cesaret ettim, inanın bende bilmiyorum. Ancak, bu ilginç tesadüf, benim için artık kaçınılmaz bir girişimcilik macerasının başlangıcı oldu. Eğitimin ardından Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odasının katkıları ile 2008 yılında, Adana TÜYAP Fuarında, bana tahsis edilen bir stantta, ürünlerimi sergilemeye başladım. Bütün sermayem, 70 TL idi. Onunla aldığım numune şişeleri ile ürünlerimi ilk kez farklı bir amaçla, sergiledim. Bu ilk katıldığım fuarda, ürünlerim müthiş bir talep gördü. Ve nerdeyse sermayemin 7-8 katı olan, yaklaşık 500 YL lık satış yaptım.

Büyükannemin hatırasını da geliştirmenin ve devam ettirmenin bana verdiği güç ve mutlulukla, bir amatör olarak başlayan girişimciliğimi ve ürünlerimi, sonrasında, insanlara faydalı ve sunulabilir bir ürün olarak da geliştirmek, yani bilimsel olarak da geliştirmek, test etmek ve etkilerini bilimsel olarak da ispatlamak üzere modern bir ortamda, laboratuvar çalışmalarına başladım. Yani, bir anlamda otacı geleneğini bilimsel usul ve metotlarla geliştirmeye başladım.  Bu çabalarım, olumlu sonuç verdi.

TPE, patent, marka tescili ve PST başvurusu sonuç raporları ve incelemeleri sonrası olumlu bulunarak, 2014 yılında Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve KOSGEB’den “Endüstriyel Uygulama Hibe Desteği” almayı hak kazandım ve bununla da ilk üretim ve imalat tesisimi kurdum.

Bu süreç içerisinde başarı için üç şeyin önemli olduğunu gördüm.

1-      Bilgi : Büyükannem ve atalarımdan aldığım birikim.

2-      Eğitim: Eğitim ve kurslara katılarak hem kendimi geliştirdim, hem de ürünle ilgili olması gereken tüm bilimsel çalışma ve belgelerin olması gerçeği ve bilinci.

3-      Finansman: Bütün sermayem olan 70 TL ile numune cam şişeleri ve ambalajları alabilmiştim. Sonrasında ise KOSGEB desteği.

 

Bugün, bana tevdi edilen finansal destek ile kurmuş olduğum imalat tesisinde ürettiğim ürünleri, öncelikle iç pazarda ve eczaneler kanalı ile ihtiyacı olanlarla buluşturmaya ve bunu da geliştirmeye devam ediyorum. Sadece iç pazarda var olmakla yetinmeyerek, bir dostumun da tavsiyesi ile, Ekonomi Bakanlığı tarafından, kozmetik ürünleri ihracatını geliştirme amaçlı bir programa katılarak yurtdışına ihracat için çalışıyorum.

 

Girişimciliğim öncesinde, bana “ yaa şimdi icat çıkarma başımıza” diyenlere inat, cesaret, kararlılık ve azimle, inandığım projemden vazgeçmeden, kaynağı doğa olan, güvenilir ürünlerle, insanların cilt bakımı ve sorunlarına, yaralanma ve yanmalarına çözüm üreten ürünlerimle var olmak istiyorum. Bir marka, bir üretim ve pazarlama stratejisi oluşturdum.

Müşterilerimin memnuniyetini hedefleyerek, laboratuvarımda, birçok bilimsel deneyle geliştirdiğim ve geliştirmeye de devam ettiğim ürünlerimle, daha da başarılı olacağıma inanıyorum. Bu konuda da bizi asıl geliştirecek ve yönlendirecek olanların Minagro müşterileri ve kullanıcıları olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca, doğal yaşamın, bize doğal bir eczane ve şifa kaynağı olan, doğal bitki yapımızın korunmasına yönelik, sosyal sorumluluk faaliyetlerinin son derece önemli olduğunu düşünüyor ve içerisinde yer almaya özen gösteriyorum.

Saygılarımla

 

Münevver Yalçın

MİNAGRO

 "AN EXTRAORDINARY ENTEPRENEURSHIP STORY; MİNAGRO AND ME, MÜNEVVER YALÇIN"

Discovering the curative features of herbs peculiar to Anatolia and making benefit of them for medical and cosmetic purposes of Anatolians dates back to thousands of years now. Knowledge of ages of traditional healers also known as healers or herbalists are still applied today peculiar to their own lands as an inheritance in many regions of Anatolia. As a part of Anatolians, my family has been also applied and developed the relevant features as the ones who had emigrated to Balkans and former Yugoslavia regions with Ottoman settlements centuries ago. In this case, I model on my grandmother, who is Bosnian, during my childhood curiously and dearly observed with close interest and started to apply by myself, afterwards. In this sense, this is at the heart of my launched products, namely my entrepreneurship. My grandmother as a known and trustee lady at the region she was living, was collecting the colorful plants, flowers and onions; and informs me about what she was formed with those herbals. She also told me in detail which plant was good for skin care, beauty or health; besides, she delicately teached me the scaling. She took great pleasure in telling me what is good for with an incredible patience and excitement. While hundreds of plants, flowers or herbs are collected in bunches; with their different scales, mixtures and useful features they transformed into beneficial creams or essences like a miracle that is good for dermatological disorders, skin burns or injuries. Particularly the women were fond of their beauties, hairs, skins and cares in Bosnian region, at which my childhood has been passed. For this reason; my grandmother, owing to being a remedy with such kinds of mixtures that had been developed by her mother and grandmother before against hair loss, thinning and breakages reveals on hair cells due to various reasons, she became famous as “Herbalist Aunt”. Working as an apprentice and helping her through this issue was my blissfulness. I was also happy to help people residing at surrounding villages and being remedy for their illness. The nature is arcane and protects its own miracles against all kinds of external effects. So do I aim for being beneficial to these people; with the fund of knowledge that I got from my family, by respecting the holy resistance and items of the nature and by developing where and how to use the relevant knowledge, in a manner of bringing the relevant healing features and goods into prominence. Indeed, this is the main story and motivation underlies the entrepreneurship. I started to apply the knowledge and experiences that I got from my grandmother many years after coming to Adana, by discovering the plants and similarities that grown around the mountains called Jabal al-Nur at which the Taurus and Hakim Luqman legend passed. Of course, I primarily applied the formulations and mixtures on my skin and hair and as well as among my family. The success of my studies by updating the given information directed me to go into more depth in this area. The extracts prepared for sunburn or other kinds of skin burns and injuries achieved a great success. I documented the relevant results both with notes and pictures. One day, while walking down the street, I saw the announcement of European Union New Entrepreneurship Development Program by chance, then I applied to that program and participated its trainings. I even don’t know how I tempted to this as a middle-aged woman that never engaged in trade before. However, this interesting coincidence was the beginning of an inevitable entrepreneurship adventure for me. Afterwards, I exposed my products at Adana TÜYAP Fair with the contributions of Adana Chamber of Merchants and Craftsmen. My total capital was just 70-TL. I exposed my products for the first time with the sample bottles that I bought with that money. There was an excess demand towards my products at the fair that I attended for the first time. And I made sales nearly 500-TL; that was almost 7-8 times more over my capital. By the power and happiness of developing and cherishing my grandmothers’ memory; I started the laboratory studies in a modern area in order to develop my entrepreneurship as an amateur and my products which are offerable and beneficial to society, test and scientifically prove the effects of my products. This is to say that I started to develop the herbalist tradition by scientific ways and methods. By the approval of Turkish Patent Institute, trademark registration and PST application final reports, I achieved to receive “Industrial Application Grant Support” from Small and Medium Enterprises Development Organization (KOSGEB) and Ministry of Science, Industry and Technology in 2014; and then I built my manufacturing plant. I realized three important things during this process; 1- Information: Fund of knowledge I got from my grandmother and ancestry. 2- Education: I improved myself by attending trainings and courses; and I realized the truth and consciousness of all scientific study and documents regarding the product. 3- Financing: My total capital was just 70-TL and I could just buy glass bottle samples with that money. And the KOSGEB support afterwards. Today, I continue to develop my products that has been produced at our manufacturing plant and bring together with the needers in domestic market and via pharmacies. Not being contended with domestic market, I started to work on exportation abroad by attending a program that aims developing the exportation of cosmetic products by the Ministry of Economy. I would like to be in existence with my products that find solution for skin care and problems, injuries and burns with reliable products originated from nature holding on my project that I believed with persistence, determination and steadfastly against the ones who says “Do not come up with new inventions” before my entrepreneurship. I developed a brand, a production and a marketing strategy. By targeting customer satisfaction, I believe that I will be more successful with my products and go on manufacturing via many scientific experiments in my laboratory. In my opinion, Minagro customers and users will be our main developer and director in this case. Additionally, I think the social responsibility activities towards the protection of natural vegetation that ensures us a remedy source in natural world.

Sincerely

 

Münevver Yalçın

MİNAGRO

yardımcı olan bir üründür. Minagro Besleyici Serum, seyrelme ya da kellik oluşan bölgede saç çıkmasının sağlanması için; Saçın durumuna göre, erkeklerde her gün 15 damla, kadınlarda haftada üç gün 25 damla serum uygulanması önerilir. Uygulama sırasında serumun iyice deriye nüfuz etmesi için beş dakika parmak uçları ile masaj yapılmalı, saç açık bekletilmelidir. Saç boyasından bir gün öncesi yapılan serum uygulaması, saçı boyanın kimyasal zararlarından korur, besler. Erken ve etkili sonuç için, serumun saç derisinde en az altı saat bekletilmesi önerilir. Serum saçta kalıntı bırakmaz, bitkisel, aromatik bir kokuya sahiptir. Kullanım sürecinde nadiren sağlıksız saç dökülmesi görülebilirse de, düzenli uyguluma sonucunda yerlerine sağlıklı saçlar çıkacaktır. Serumun etkili sonucu olarak hissedilebilecek kaşıntı, kızarıklık geçicidir. Saç tellerinde bir ton renkte koyuluk görülebilir, bununla birlikte saç telleri kalınlaşacak, hacim kazanacaktır. Ürün İçeriği: Aromatik bitkiler (narenciye, ısırgan otu, ful çiçeği, kus kus otu, reyhan çiçeği, defne yaprağı, üzüm çekirdeği, nar çiçeği, papatya) kullanılmaktadır. ( zeytin yağının saf hali )

Shampoo + Serum

It is a supportive product. Minagro Nutrition Serum is for providing hair growth on thinning hair or balding area. According to status of hair; it is recommended to apply the hair serum 15 drops each day for men and 25 drops three days a week for women. During the application, in order to leach into scalp, massage with fingertips for five minutes and remain it. The relevant serum application before the hair dye may protect and nourish the hair from the chemical harms of hair dye. For early and effective results; it is recommended to remain the serum for about six hours on the scalp. It doesn’t leave any residue on hair, it has herbal and aromatic fragrance. Even though unhealthy hair loss is seen during the usage process; as a result of regular usage healthy hairs would be grown. Temporary itch and rash may be seen as an effective result of serum application. The tone of the hair strands would be become darker, besides; the strands of the hair would be thickening and gain volume. Product Content: Aromatic Plants (citrus, urtica urens, jasminum sambac, couscous plant, purple basil flower, bay leaf, grape seed, pomegranate flower, daisy) are used. (lampante virgin olive oil).

Ürün ve Uygulamalar

Şampuan

Minagro şampuan , yoğun saç dökülmesi, seyrelmesi ve kepek sorunu yaşayanların sürekli ve düzenli kullanılması,

Read more

Şampuan + Serum

Kadın, erkek her saç tipine göre etkili formüle edilmiştir. Yeni saç oluşumunu destekleyen, saçların onarılmasına

Read more

Serum Uygulama (Kadın)

Haftada 2 akşam 25 Damla saç diplerine damlatılıp 5 dakika parmak uçlarıyla friksiyon (masaj) yapılmalıdır.

Read more

Serum Uygulama (Erkek)

Her akşam (15) damla saç diplerine parmak uçlarıyla 5 dakika friksiyon (masaj) yapılır. Minimum 8 saat bekletilir.

Read more